Abdurrahman KÜTÜKÇÜ

Abdurrahman KÜTÜKÇÜ

[email protected]

Yalnızlaştırılan engelli ve yakınları

04 Nisan 2021 - 12:20 - Güncelleme: 04 Nisan 2021 - 12:44

Bazı özel günlerde toplumun bazı kesimleri ve siyasilerin bürokratların birkaç süslü laf ile birkaç kare fotoğraf paylaşımı dışında biz engelli yakınlar hep yalnızız.



Bir özürlü çocuk babası olarak evladım için bir şeyler yapayım derken Ege Tüm Engelliler Çevre Kültür vc İşletme Kooperatifi'ndeki arkadaşlarımla tanıştım. Yapılan kongrede Yönetim Kuruluna girip Saymanlık görevini üstlendim. Bir tek engelli oğlum için çaba gösterirken bugün bir çok engelli arkadaşımın sorunları ile uğraşmaktayım. Bu çabalar ve diğer arkadaşlarımın gayretleri o kadar beni memnun ediyor ki bu güne kadar neden böyle bir uğraş içerisine girmediğim için kendimi sorgular hale geldim.



Sorunlarımız o kadar çok ki sıkılmamak elde değil. Ama bir dostun sıcacık bir gülümsemesi veya bir önerisi ile birlikte hepimizin mutluluktan gözlerinin ışıldaması görülmeye değer. Ve işte bizler bu kadarcık bir ilgi ile mutlu olabilen, bir yurttaşı olarak gurur duyduğumuz bu ülkenin insanlanyız.

Sorunlarımızın çözümü o kadar çok zor da değil. İnsanların bizlere gösterdiği ilgiyi sadece devletimizden ve yerel yönetimlerimizden de görmek istiyoruz. Bizlerin sorunları için direkt olarak ilgilenen bir Engelliler Bakanlığı'nın kurulmasını istemek, bu Bakanlığa bağlı  il ve ilçe Müdürlüklerini hemen yanıbaşımızda görmek istemek çok büyük karşılanamaz bir istek değil herhalde. Kapımızın önüne aş getirmek bizim için bir sorun çözme yöntemi değil. Bizlere iş olanaklarının fazlalaştırılması, bizlerinde kullanabileceği parkların, daha fazla sayıda belediye otobüslerinin olması, bizlere yaşam kaynağı olabilecek bizlere doğrulan öğretebilecek eğitmenlerin, psikologlann sürekli ilgisi altında olmak istemek çok zor bir istek mi?



Öğretmenlerimizin yıllarca atama beklediği bir Milli Eğitim sisteminde, bizlere eğitim verecek kişilerin atanması, kurumların, binaların, okulların açılması zor mu sizce? 

Henüz yeni yapılan metro da yaşlı ve engellilerin kullanabileceği asansörün unutulması, kaldırımların yüksek yapılması, yaya yollarının bile işgal edilmesi, bizler için sıkça hepimizin bir olabileceği piknikler, yaz kampları, yassıada gezilerinin olmayışı, denize girebileceğimiz özel alanlarımızın olmayışı biraz ihmalkarlık, biraz vurdumduymazlık ve biraz da ayıp degil mi?



Hani bizlerin hep övündüğü Türk olmanın erdemleri, hani dinimizin öğretileri. Eğer biz bunlan unutmaya yüz tuttuysak, eğer kültürel değerlerimizi, bizi biz yapan değerleri unuttuysak bırakın bizleri o zaman kendi iç dünyamızda yaşayalım. Sizlere fazla yük olmayalım unutmayalım ki her insan potansiyel bir engelli adayıdır.


YORUMLAR

  • 0 Yorum