casino siteleri slot siteleri
bahis siteleri canlı bahis siteleri
Abdurrahman Kütükçü
Köşe Yazarı
Abdurrahman Kütükçü
 

NE OLDU O İSLAMA???

Çocukluğumda 70'li yıllarda hatırladığım bir İslam dini vardı. Bizim kendi Türk gelenek ve kültürüyle harmanlanmış.  Arabın şeriatı el-kol-kafa keserken, meydanda insan kırbaçlarken, kadınlarını çarşafa gömüp sosyal yaşamdan izole ederken, paralı sapıklar nikah maskesi altında 2-3-4 kadın alarak evini hareme çevirirken,ve yine nikah maskesi altında kızı hatta torunu yaşındaki kız çocuğun ırzına geçerken, bize bunlar yabancı gelirdi, ayıp gelirdi.  Avlusunda, kaldırımda komşularıyla beraber sebze ayıklayan analarımız için, teyzelerimiz için, Cumhuriyet kadını için böyle bedevi kültürü asla kabul edilemez gelirdi. Varsın başımız açık olsun, yılbaşında rakımız da olsun, ama ahlaksızlık, hukuksuzluk, yanlış gelirdi.  Anadolu topraklarının insanına din dendiğinde aklına gelen şey; temizlik, sevgi, saygı, dürüstlük, ahlak, çalışkanlık, şehidimiz, vatan, bayrak, yardımlaşma gibi kavramlar olurdu. Bize böyle öğretildiydi.  Ramazan'da pide kuyruklarında beklemek, iftar topunun sesini duymak bile bir başka güzeldi. Aşureler, lokmalar, pilavlar komşulara dağıtılırken birilerine yardım etmenin getirdiği hakiki bir sevinç vardı.  Kuran, hadis bilmezdi pek halkımız. Ama din ile yatıp din ile kalkan milletlerden daha medeniydik. Daha adaletli, daha vatansever, daha ahlaklıydık. 80'lı yıllarda adım adım islamcıların ürünleri sardı piyasayı. İslamcı Tv kanalları, dergiler, gazeteler çıkmaya başladı. islamcı dergilerin kapağında genelde uzay, galaksi fotoğrafları olurdu. Tek yaptıkları şey Nasa'nın çektiği bu fotoğrafların üstüne bir ayet koymak. 90'lı yıllanda TV'lerde 5. Boyut, Kalp Gözü, Sır Kapısı gibi yine siyasal islamcıların ürünlerinden olan abuk sabuk filmcikler.  Bu dünyaya, insanlığa katkıda bulunmayı, üretimi, çalışmayı, vatanın kalkınmasını değil, varsa yoksa öbür dünyaya endeksliydi bütün senaryolar. Cehennemde yanmalar, inleyenler, çığlık atanlar, her akşam ekranlarda. Halkımız izleyecek, korkacak, dine sarılacak. Dine sarıldıkça islamcılara daha çok müşteri, daha çok gelir kapısı çıkacak.  Sonra iktidarın elinde alet halkın dini. Aptalları zaten dünden kuşatmış, ama aptal olmayanların da aklıyla, ahlağıyla, adaletiyle oynayarak aptallaştırmaya çalışan sistematik planlar tıkır tıkır işlemeye başladı, Bir zamanlar halkın vicdanında olan, pide kokuları içinde, bayram çocuklarının sevinci içinde, komşuya verilen bir tabak pilavın masumiyetinde tüten o Anadolu halkının dini yavaş yavaş kayboldu.Çalındı. Şimdi kimilerine oy aracı, kimilerine kuma getirme aracı, kimilerine göre küçücük kız çocuğunu yatağa atmayı yasallaştırmaya yarayan, zengin olma aracı, kurumları ele geçirme aracı oldu. Artık Tv'lerde gözünüzün önünde bir takım sapıklar ya da manyaklar birbirini yalarcasına, dil atarcasına inşallahlı maşallahlı lafları salata yapanları görür olduk. Arabın kültürü yavaş ve emin adımlarla enjekte edilmeye başlandı bile. Yıllar geçti, sendikalardan, bilimden, işçi emekçi ücret ve haklarından, fındıktan, pamuktan, çelikten, tütünden, buğdaydan, üretimden, sanayiden, işsizlikten bahseden yok.  Başörtüsü, türban, sen türksün, sen kürtsün, sen alevisin, sen sunnisin, İmam Hatip, kalp gözü, sır kapısı, zikir ayinleri, ak sakallı dede, al makarna ver oy .... Yahu nedir bu? Dünyanın en büyük açıkhava tımarhanesi mi bu Anadolu toprakları? Megalomon denilen tehlikeli bir ruh hastalığına yenik düşmüş ve soytarı külahı giymiş manyaklar kuşattı siyasetimizi, gazetelerimizi, ekranlarımızı, cebimizi, ahlağımızı, kültürümüzü. Ne oldu bizim o zeki ve çalışkan Türk milletine? O caanım tertemiz ramazan pidesi kokularına? Okullarımızdaki yerli malı haftasına? İmece'nin ne olduğunu öğreten öğretmenlerimize? Sahi ne oldu bizim o 70'li yılların Anadolu halkının saf, temiz, dürüstlük dinine?
Ekleme Tarihi: 27 Aralık 2022 - Salı

NE OLDU O İSLAMA???

Çocukluğumda 70'li yıllarda hatırladığım bir İslam dini vardı. Bizim kendi Türk gelenek ve kültürüyle harmanlanmış. 

Arabın şeriatı el-kol-kafa keserken, meydanda insan kırbaçlarken, kadınlarını çarşafa gömüp sosyal yaşamdan izole ederken, paralı sapıklar nikah maskesi altında 2-3-4 kadın alarak evini hareme çevirirken,ve yine nikah maskesi altında kızı hatta torunu yaşındaki kız çocuğun ırzına geçerken, bize bunlar yabancı gelirdi, ayıp gelirdi. 

Avlusunda, kaldırımda komşularıyla beraber sebze ayıklayan analarımız için, teyzelerimiz için, Cumhuriyet kadını için böyle bedevi kültürü asla kabul edilemez gelirdi. Varsın başımız açık olsun, yılbaşında rakımız da olsun, ama ahlaksızlık, hukuksuzluk, yanlış gelirdi. 

Anadolu topraklarının insanına din dendiğinde aklına gelen şey; temizlik, sevgi, saygı, dürüstlük, ahlak, çalışkanlık, şehidimiz, vatan, bayrak, yardımlaşma gibi kavramlar olurdu. Bize böyle öğretildiydi. 

Ramazan'da pide kuyruklarında beklemek, iftar topunun sesini duymak bile bir başka güzeldi. Aşureler, lokmalar, pilavlar komşulara dağıtılırken birilerine yardım etmenin getirdiği hakiki bir sevinç vardı. 

Kuran, hadis bilmezdi pek halkımız. Ama din ile yatıp din ile kalkan milletlerden daha medeniydik. Daha adaletli, daha vatansever, daha ahlaklıydık.

80'lı yıllarda adım adım islamcıların ürünleri sardı piyasayı. İslamcı Tv kanalları, dergiler, gazeteler çıkmaya başladı. islamcı dergilerin kapağında genelde uzay, galaksi fotoğrafları olurdu. Tek yaptıkları şey Nasa'nın çektiği bu fotoğrafların üstüne bir ayet koymak. 90'lı yıllanda TV'lerde 5. Boyut, Kalp Gözü, Sır Kapısı gibi yine siyasal islamcıların ürünlerinden olan abuk sabuk filmcikler. 

Bu dünyaya, insanlığa katkıda bulunmayı, üretimi, çalışmayı, vatanın kalkınmasını değil, varsa yoksa öbür dünyaya endeksliydi bütün senaryolar. Cehennemde yanmalar, inleyenler, çığlık atanlar, her akşam ekranlarda. Halkımız izleyecek, korkacak, dine sarılacak. Dine sarıldıkça islamcılara daha çok müşteri, daha çok gelir kapısı çıkacak. 

Sonra iktidarın elinde alet halkın dini. Aptalları zaten dünden kuşatmış, ama aptal olmayanların da aklıyla, ahlağıyla, adaletiyle oynayarak aptallaştırmaya çalışan sistematik planlar tıkır tıkır işlemeye başladı, Bir zamanlar halkın vicdanında olan, pide kokuları içinde, bayram çocuklarının sevinci içinde, komşuya verilen bir tabak pilavın masumiyetinde tüten o Anadolu halkının dini yavaş yavaş kayboldu.Çalındı.

Şimdi kimilerine oy aracı, kimilerine kuma getirme aracı, kimilerine göre küçücük kız çocuğunu yatağa atmayı yasallaştırmaya yarayan, zengin olma aracı, kurumları ele geçirme aracı oldu. Artık Tv'lerde gözünüzün önünde bir takım sapıklar ya da manyaklar birbirini yalarcasına, dil atarcasına inşallahlı maşallahlı lafları salata yapanları görür olduk. Arabın kültürü yavaş ve emin adımlarla enjekte edilmeye başlandı bile.

Yıllar geçti, sendikalardan, bilimden, işçi emekçi ücret ve haklarından, fındıktan, pamuktan, çelikten, tütünden, buğdaydan, üretimden, sanayiden, işsizlikten bahseden yok. 

Başörtüsü, türban, sen türksün, sen kürtsün, sen alevisin, sen sunnisin, İmam Hatip, kalp gözü, sır kapısı, zikir ayinleri, ak sakallı dede, al makarna ver oy .... Yahu nedir bu? Dünyanın en büyük açıkhava tımarhanesi mi bu Anadolu toprakları?

Megalomon denilen tehlikeli bir ruh hastalığına yenik düşmüş ve soytarı külahı giymiş manyaklar kuşattı siyasetimizi, gazetelerimizi, ekranlarımızı, cebimizi, ahlağımızı, kültürümüzü.
Ne oldu bizim o zeki ve çalışkan Türk milletine?

O caanım tertemiz ramazan pidesi kokularına?
Okullarımızdaki yerli malı haftasına?
İmece'nin ne olduğunu öğreten öğretmenlerimize?

Sahi ne oldu bizim o 70'li yılların Anadolu halkının saf, temiz, dürüstlük dinine?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.