casino siteleri slot siteleri
bahis siteleri canlı bahis siteleri
Abdurrahman Kütükçü
Köşe Yazarı
Abdurrahman Kütükçü
 

BENCE BU YAZIYI SONUNA KADAR OKUMALISINIZ

Çok arada kaldık biz, Kendimiz olamadık. Tespih elimize, Malboro ağzımıza yakışmadı. Fes kafamızda, 501 kot pantolon kıçımızda O Amerikalılardaki gibi durmadı. Western filmlerinde Ezilen kızılderililere ağlayıp, Mavi ceketlileri tuttuk. Ne solcu olabildik, Ne sağcı, Das kapital, okumak için çok uzundu, Zaten okumayı hiç sevmedik. Devrim türkülerinin ezgisini tutturamadık, Bıyığı aşağı bırakmakla olmadı,  Mafyalaştık, Milliyetimizi araplaştırdık... Dinimizi Arapça okuduk Ayetleri anlamadık. Dünyada anlamadığı bir dilde dua eden başka bir millet var mı bilmiyorum. Hoş millet miyiz? Onu da bilmiyorum. Teknoloji çağına yetişemedik, Bırak matbaayı,  Bilgisayarın tuşuna da, Yirmi yaşımıza da Aynı gün bastık. Cep telefonunu kemerlerimize astık, Kazağı pantolonun içine. Çok aralarda kaldık biz. Toprak ağalarını demokrat,  Kapitalistleri yatırımcı sandık. En büyük yalanı söyleyene daha çok inandık, Camide iken ‘’Uydum hafız olan imama’’ derken, Her yerde imama uyduk.  Laikliğin ne demek olduğunu Bizi okumanın, eğitimin kurtaracağını anlamadık. Parayı kazanmak kolay sandık Bankerlere, Jet Fadıla, Çiftlik banklara,  En son kriptocuya kaptırdık. Çok arada kaldık biz. Kural koyduk, bozduk,  Anayasa yaptık, uymadık  Üniversiteleri haşat, Liyakatı madara, Bakara’yı makara ettik. Nihat Hatipoğlu’nu YÖK’e Milli güreşçiyi bankaya atadık, Okul yaptık, eğitim yapmadık, Yol yaptık çöktü  Köprü yaptık geçmedik  Yine de parasını ödedik.  Devletin elektriğini, Tekelini,  Limanlarını,  Barajlarını, Fabrikalarını, Kaz dağlarını bir güzel sattık. Devletin malı denizdi, Dezenfektan satmayan kerizdi. Zaten ortada kaldıydık, Bir kanal eksikti arada, Onun da Projesini hazırladık Yakında yüzeriz kanalda. Leblebi tozu vardı bir zamanlar, pudra şekerine nasıl geçtik? Hiç anlamadık, Ve Hiç sormadık,  Acaba bu hayatı, Kendimiz mi seçtik? Ümit etmek güzel, Beklentisi var herkesin...de Biz küçükken,  Sapanla kuş avlayan arkadaşımıza, ‘dur’ diyemediysek eğer, Şimdi o arkadaş  Devletin gücünü,  Medyanın sözünü,  Paranın tadını, Yandaşın hırsını,  Cahilin gönlünü, Eline avucuna almışken ‘dur’ dememizi  Kimse beklemesin. ... ... Diyeceğim ama diyemiyorum. Biri söylemiş işte; “Muhtaç olduğun kudret Damarlarındaki, asil kanda mevcuttur “ diye.. Bence uyan artık, Yoksa geç kalacaksın Kendini kurtaracak kimse arama, Seni yine, Sen kurtaracaksın. Evet her şey ya birkaç beden büyük, ya da küçük geldi… Hiçbir şeyi üstümüze uyduramadık… Çünkü aslında hiçbir şey bize ait değildi
Ekleme Tarihi: 29 Mart 2023 - Çarşamba

BENCE BU YAZIYI SONUNA KADAR OKUMALISINIZ

Çok arada kaldık biz,
Kendimiz olamadık.
Tespih elimize,
Malboro ağzımıza yakışmadı.
Fes kafamızda,
501 kot pantolon kıçımızda
O Amerikalılardaki gibi durmadı.
Western filmlerinde
Ezilen kızılderililere ağlayıp,
Mavi ceketlileri tuttuk.
Ne solcu olabildik,
Ne sağcı,

Das kapital, okumak için çok uzundu,
Zaten okumayı hiç sevmedik.
Devrim türkülerinin ezgisini tutturamadık,
Bıyığı aşağı bırakmakla olmadı, 
Mafyalaştık,
Milliyetimizi araplaştırdık...
Dinimizi Arapça okuduk
Ayetleri anlamadık.
Dünyada anlamadığı bir dilde dua eden başka bir millet var mı bilmiyorum.
Hoş millet miyiz?
Onu da bilmiyorum.

Teknoloji çağına yetişemedik,
Bırak matbaayı, 
Bilgisayarın tuşuna da,
Yirmi yaşımıza da
Aynı gün bastık.
Cep telefonunu kemerlerimize astık,
Kazağı pantolonun içine.
Çok aralarda kaldık biz.

Toprak ağalarını demokrat, 
Kapitalistleri yatırımcı sandık.
En büyük yalanı söyleyene daha çok inandık,
Camide iken ‘’Uydum hafız olan imama’’ derken, Her yerde imama uyduk. 
Laikliğin ne demek olduğunu
Bizi okumanın, eğitimin kurtaracağını anlamadık.
Parayı kazanmak kolay sandık
Bankerlere, Jet Fadıla,
Çiftlik banklara, 
En son kriptocuya kaptırdık.
Çok arada kaldık biz.

Kural koyduk, bozduk, 
Anayasa yaptık, uymadık 
Üniversiteleri haşat, Liyakatı madara,
Bakara’yı makara ettik.
Nihat Hatipoğlu’nu YÖK’e
Milli güreşçiyi bankaya atadık,

Okul yaptık, eğitim yapmadık,
Yol yaptık çöktü 
Köprü yaptık geçmedik 
Yine de parasını ödedik. 
Devletin elektriğini,
Tekelini, 
Limanlarını, 
Barajlarını,
Fabrikalarını,
Kaz dağlarını bir güzel sattık.
Devletin malı denizdi,
Dezenfektan satmayan kerizdi.
Zaten ortada kaldıydık,

Bir kanal eksikti arada,
Onun da Projesini hazırladık
Yakında yüzeriz kanalda.
Leblebi tozu vardı bir zamanlar,
pudra şekerine nasıl geçtik?
Hiç anlamadık,
Ve Hiç sormadık, 
Acaba bu hayatı,
Kendimiz mi seçtik?
Ümit etmek güzel,
Beklentisi var herkesin...de
Biz küçükken, 
Sapanla kuş avlayan arkadaşımıza,
‘dur’ diyemediysek eğer,
Şimdi o arkadaş 
Devletin gücünü, 
Medyanın sözünü, 
Paranın tadını,
Yandaşın hırsını,
 Cahilin gönlünü,
Eline avucuna almışken ‘dur’ dememizi 
Kimse beklemesin.
... ...
Diyeceğim ama diyemiyorum.
Biri söylemiş işte;
“Muhtaç olduğun kudret
Damarlarındaki, asil kanda mevcuttur “ diye..
Bence uyan artık,
Yoksa geç kalacaksın
Kendini kurtaracak kimse arama,
Seni yine,
Sen kurtaracaksın.
Evet her şey ya birkaç beden büyük, ya da küçük geldi… Hiçbir şeyi üstümüze uyduramadık… Çünkü aslında hiçbir şey bize ait değildi

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.