İzmir'in Mezarlıkları 2

İzmir’in mezarlıklarını incelemeye gördüklerimizi de sizlere aktarırken sorumlularına da sorularımızı yöneltmeye devam edeceğimizi söylemiştik

İzmir'in Mezarlıkları 2
06 Ağustos 2020 - 13:36
Reklam

İzmir’in mezarlıklarını incelemeye gördüklerimizi de sizlere aktarırken sorumlularına da sorularımızı yöneltmeye devam edeceğimizi söylemiştik.

Mezarlık deyip geçmeyelim lütfen.

Çok iyi biliyorum ki mezarlıklara giden vatandaşlarımız gördüklerine bir anlam veremeden dönüp geliyor. Kaldı ki içimizde kaybettiklerimizin derin acısı ile attığımız her adım onunla birkaç adım sonra son kez vedalaşacağımızı, onu kara toprağın kollarına bırakıp evimizin soğuk duvarları ile baş başa kalacağımızı, evde yankılanması gereken sesini bir daha asla duyamayacağımızı bilmenin acısı ile başka bir şeyler görebilmenin olanaksızlığı apaçık ortada.

Mezarlıklar o toplumun sosyo-kültürel durum ve ekonomik varlıklarının bir göstergesidir demiştik.

Doğru bir tanımlama olduğuna yürekten inanıyorum.

Nerede olursa olsun. Girdiğimiz her bir mezarlıkta karşılaştığımız arabesk yaşam tarzımızın belirgin bir göstergesinden başka bir şey olmuyor.

Işıkkent Mezarlığından bahsetmek istiyorum bu kez.

Mezarlıklar daire başkanlığında yapılan haksız ve liyakatsiz atamalar sonrası birçok görevli haksızlıklara dayanamamış başka birimlere nakillerini istemişlerdi.

Yeni gelenlerin yaptıkları yeni projeleri sonrası mezarlıklar adeta inşaat alanına dönmüş, yapılan anlamsız ve gereksiz projeler nedeniyle basında en azından bu olanları dile getirebilecek kalemlerin eleştirisine uğramışlardı.

Ama sağ olsun yetkililerimiz bu eleştirileri anlaşılan pek umursamadı ve kamuoyunu bu konuda bilgilendirme zahmetine hiç katlanmadılar.

Tabii onlar ne denli umursamasalar da bizler bazı gerçekleri açıklamaya devam edeceğiz. Birilerinin hoşuna gitmese de.

Ama şu iyi bilinmeli ki kimseyi küstürmek, hor görmek olur olmaz eleştirme gibi bir derdimiz yok.

Biz soruyoruz yanıtlamak yetkililerin bileceği bir şey.

Ne demiştik.

Işıkkent Mezarlığında yapılan projenin anlamsızlığı idi konumuz.

Tıpkı Kaynaklarda olduğu gibi burada da mezarlık içerisinde yağmur sularına karşı bir su kanalı yapılmış.

Güzel bir düşünce bu konuda sorun yok.

En azından burada da o koca koca borular yok

Gelelim Işıkkent Mezarlığında anlayamadığımız inşaat işlerine.

Geçmişte yollar beton ile kaplıydı ve herhangi bir sorun yoktu.

Yağmur suları beton yolun sağından solundan akarak Kemalpaşa caddesine doğru akar giderdi. Ama ne olduysa oldu Mezarlıklar Müdürlüğündeki özel atamalar sonrası tüm mezarlıklarda yeni projeler hayata geçirilmeye başlandı.

Işıkkent’in nasibine de güzelim beton yolların ortasına bir su kanalı ve kilit taşlar düştü.

Beton yolun ortası kazıldı su kanalı yapıldı. Beton yol ise darmadağınık oldu, kilit taşlarla kaplandı.

Bu beton kilit taşlar güzelleştirme adına mı yapıldı, yoksa beton yol birilerinin hoşuna gitmedi, harcanması gereken çok parası mı vardı belediyenin, anlayamadık.

Gelelim sorularımıza:

Hadi su kanalı yaptınız, anladık. Ama atık su kanalının üzerindeki ızgaralar şehir içerisinde her yerde metal iken mezarlıkta neden betondan yayılmış?

O beton ızgaralar daha inşaat halinde iken patır patır kırılırken üzerinden araç nasıl geçecek?

Kanalların içi her türlü pislik ile doluyken buradan nasıl bir verim almayı düşünüyorsunuz?

Yolun başlarında birkaç beton ızgara kırılınca araçlar nasıl geçecek?

Atamalarda mezhep ayırımı yapıldığına dair dedikodular doğru mu?

Işıkkent Mezarlığı ile ilgili duyumlarımız bunlar. Sorularımıza yanıt verme zahmetine katlanırlarsa elbette yanlışımız eksiğimiz varsa düzeltiriz memnuniyetle.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Reklam
Reklam