Deniz Yücel’den sert basın özgürlüğü eleştirisi

SİYASET/POLİTİKA (HABER MERKEZİ ) - | 09.01.2026 - 10:56, Güncelleme: 09.01.2026 - 10:58 1759+ kez okundu.
 

Deniz Yücel’den sert basın özgürlüğü eleştirisi

CHP’li Deniz Yücel, 10 Ocak Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada 2025’te basın özgürlüğünün ağır baskı altında kaldığını söyledi
CHP Parti Meclisi Üyesi ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, 10 Ocak Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 2025 basın özgürlüğü açısından Türkiye’nin ağır bir tabloyla karşı karşıya kaldığını belirtti. “Basın, iktidarın baskısı altında” Yücel, 2025 yılında da muhalif gazetecilerin siyasi baskıların hedefinde olduğunu belirterek, gazetecilerin gözaltılar, tutuklamalar ve adli kontrol uygulamalarıyla sindirilmeye çalışıldığını söyledi. AKP iktidarının kendi medya yapısını oluşturduğunu ifade eden Yücel, halkın haber alma özgürlüğüne hizmet eden gazetecilerin ise baskı altına alındığını dile getirdi. 2025 basın özgürlüğü karnesi Sınır Tanımayan Gazeteciler’in 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ni hatırlatan Yücel, Türkiye’nin 180 ülke arasında 159. sırada yer aldığını ve “çok vahim” kategorisinde değerlendirildiğini söyledi. Bu tablonun, Türkiye’de basın özgürlüğünün geldiği noktayı açıkça ortaya koyduğunu vurguladı. Tutuklanan ve gözaltına alınan gazeteciler Yücel, 2025 yılında yaşanan bazı dikkat çekici vakaları şöyle sıraladı: Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın tutuklanması, protestoları izleyen gazetecilere yönelik gözaltılar, İsmail Saymaz hakkında verilen ev hapsi kararı, Furkan Karabay ve Fatih Altaylı’nın tutukluluk süreçleri, Timur Soykan’ın gözaltına alınması ve Hakan Tosun’un uğradığı saldırı sonrası hayatını kaybetmesi, basın üzerindeki baskının somut örnekleri olarak gösterildi. TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın tutuklanması ve Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu’nun adli kontrolle serbest bırakılması da bu tabloya eklenen diğer vakalar arasında yer aldı. “TCK 216 ve 217 yeni baskı araçları” Deniz Yücel, Türk Ceza Kanunu’nun 216 ve 217. maddelerinin son yıllarda gazeteciler ve muhalif kesimler üzerinde bir baskı aracına dönüştüğünü söyledi. Bu maddelerin ifade özgürlüğünü tehdit eder hale geldiğini belirten Yücel, gazetecilerin tutuksuz yargılanabileceği durumlarda dahi cezaevine gönderildiğini ifade etti. “Gazetecilik suç değildir” Yücel, açıklamasının sonunda gazetecilerin meslek onurunu koruyarak halkın haber alma hakkı için çalışmaya devam ettiğini vurguladı. CHP olarak basın özgürlüğü konusundaki baskıları Meclis gündemine taşımayı sürdüreceklerini belirten Yücel, 10 Ocak Gazeteciler Günü’nü kutladı ve basın özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması için mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi.
CHP’li Deniz Yücel, 10 Ocak Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada 2025’te basın özgürlüğünün ağır baskı altında kaldığını söyledi

CHP Parti Meclisi Üyesi ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, 10 Ocak Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 2025 basın özgürlüğü açısından Türkiye’nin ağır bir tabloyla karşı karşıya kaldığını belirtti.

“Basın, iktidarın baskısı altında”

Yücel, 2025 yılında da muhalif gazetecilerin siyasi baskıların hedefinde olduğunu belirterek, gazetecilerin gözaltılar, tutuklamalar ve adli kontrol uygulamalarıyla sindirilmeye çalışıldığını söyledi.

AKP iktidarının kendi medya yapısını oluşturduğunu ifade eden Yücel, halkın haber alma özgürlüğüne hizmet eden gazetecilerin ise baskı altına alındığını dile getirdi.

2025 basın özgürlüğü karnesi

Sınır Tanımayan Gazeteciler’in 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ni hatırlatan Yücel, Türkiye’nin 180 ülke arasında 159. sırada yer aldığını ve “çok vahim” kategorisinde değerlendirildiğini söyledi.

Bu tablonun, Türkiye’de basın özgürlüğünün geldiği noktayı açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

Tutuklanan ve gözaltına alınan gazeteciler

Yücel, 2025 yılında yaşanan bazı dikkat çekici vakaları şöyle sıraladı:

Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın tutuklanması, protestoları izleyen gazetecilere yönelik gözaltılar, İsmail Saymaz hakkında verilen ev hapsi kararı, Furkan Karabay ve Fatih Altaylı’nın tutukluluk süreçleri, Timur Soykan’ın gözaltına alınması ve Hakan Tosun’un uğradığı saldırı sonrası hayatını kaybetmesi, basın üzerindeki baskının somut örnekleri olarak gösterildi.

TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın tutuklanması ve Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu’nun adli kontrolle serbest bırakılması da bu tabloya eklenen diğer vakalar arasında yer aldı.

“TCK 216 ve 217 yeni baskı araçları”

Deniz Yücel, Türk Ceza Kanunu’nun 216 ve 217. maddelerinin son yıllarda gazeteciler ve muhalif kesimler üzerinde bir baskı aracına dönüştüğünü söyledi.

Bu maddelerin ifade özgürlüğünü tehdit eder hale geldiğini belirten Yücel, gazetecilerin tutuksuz yargılanabileceği durumlarda dahi cezaevine gönderildiğini ifade etti.

“Gazetecilik suç değildir”

Yücel, açıklamasının sonunda gazetecilerin meslek onurunu koruyarak halkın haber alma hakkı için çalışmaya devam ettiğini vurguladı.

CHP olarak basın özgürlüğü konusundaki baskıları Meclis gündemine taşımayı sürdüreceklerini belirten Yücel, 10 Ocak Gazeteciler Günü’nü kutladı ve basın özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması için mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberege.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.