Erbakan,Filistin Bizi Birleştiriyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü siyonizme teslim etme kararının ardından barışçıl gösterilerin vahşetle bastırılmaya çalışılması Filistinlileri çileden çıkarttı. Beytül Makdis Derneği Genel Sekreteri Dr. Muhammed El Adluni, Filistinlilerin Mescid’i Aksa’nın korunması için silahlı mücadele dahil her türlü eylem yapma hakkına sahip olduklarını söyledi.

Erbakan,Filistin Bizi Birleştiriyor
16 Mayıs 2018 Çarşamba 16:42

Genç Aktivistler Genel Başkanı Erkan Helvacı, Filistinli El Adluni’ye Kudüs’ün anahtarını temsil eden bir tabla hediye etti. ABD Başkanı Donald Trump’ın Filistinlilerin evlerine dönmelerini engelleyen ve Kudüs’ü siyonizme peşkeş çeken kararından sonra İsrail’in 60 masum göstericiyi vahşice katletmesi siyonizme karşı 3. İntifada hareketinin fitilini ateşledi. Genç Aktivistlerin, Erbakan Vakfı ile ortaklaşa tertipledikleri Filistin bizi birleştiriyor programında konuşan Beytül Makdis Derneği Genel Sekreteri Dr. Muhammed El Adluni, dünyada kim ne yaparsa yapsın Filistinlilerin kırmızı çizgisi olan 6 konuda kesinlikle taviz vermeyeceklerini açıkladı.

Dünya Kudüs için ayakta

Türkiye’ye Filistin’e verdiği destek için teşekkür eden Adluni, ABD ve İsrail’in ortaklaşa vahşetinden sonra dünyanın dört bir yanında 300 noktada Müslümanların harekete geçtiğini belirtti. 70 senedir milyonlarca Filistinli’nin topraklarının İsrail tarafından işgal edilmesinden dolayı vatan hasretiyle yaşadığına vurgu yapan Adluni, “Trump’ın tek taraflı ve zorbaca projesini kesinlikle Filistinliler olarak kabul etmiyoruz. Aksa Meydanı’nda İslamın sancağını dalgalandırmakta kararlı olan Filistin halkını aldatacak, onları topraklarından edecek, barış girişimi adı altında hiçbir projeyi kabul etmiyoruz.” Dedi.

Bedeli ne olursa olsun direniş

Kudüs ve Aksa’yı Müslümanlardan koparacak hiçbir projeye evet demeyeceklerini belirten Adluni, “Kudüs öteden beri Filistin’in İslamın başkenti Filistinlilerin hakkıdır. Bize ne külfet getirirse getirsin, Kudüs’ü incitecek hiçbir projeyi asla kabul etmiyorum. Sığınmacı konumuna geçmiş kardeşlerimizin Filistin’e dönüş hakkını ellerinden alacak, hiçbir girişimi kabul etmiyor ve açıkça reddediyoruz. Topraklarından uzaklaştırılarak sığınmacı durumuna düşmüş bütün Filistinlilerin vatanlarına dönme hakkı, kutsal kitaplarda da, insan hakları beyannamelerinde de uluslararası hukukta da güvence altına alınmıştır. Kim bunu çiğnemeye kalkarsa Arap ta, Müslüman da olsa karşımıza alırız” şeklinde konuştu.

Silahlı direniş çağrısı

Filistin’in hürriyeti için direniş hakkının meşru olduğunu, silahlı mücadelenin de direnişin bir parçası olduğunu belirten Adluni, ‘Filistin için direnmek bütün Müslümanların vazifesidir. Bütün vasıta ve araçlarla direniş gerçekleşmelidir. Silahlı direniş bu süreçte çok önemlidir” dedi.

Kudüs’ün ABD ve AB devletleri tarafından uygulanan proje ile siyonizme peşkeş çekildiğine vurgu yapan Adluni, “Bu güne kadar Filistinliler Kudüs ve İslamın mukaddes beldelerini kanları, canları pahasına teslim etmediler. Ancak tek başımıza düşmanla mücadeleye güç yetiştiremiyoruz. Filistin davası bütün Arap ve Müslümanların davasıdır. Bütün Müslümanlar gereken desteği vermelidir. Filistin ümmetin kalbidir, aksa ümmetin ruhudur, kanayan yarasıdır. Hayat pınarıdır. İslam ümmeti tek bir ümmettir” şeklinde konuştu.

İsrail işgal karakolları kuruyor

Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in Başkenti ilan etmesinden sonra İİT ve BM’nin çeşitli kararlar aldığına vurgu yapan Genç Aktivistler Başkanı Erkan Helvacı, “İsrail ablukayı öyle vahşice uyguluyor ki, en temel inşan ihtiyacı olan maddeler bile Gazze’ye sokulmuyor, birkaç ay sonra Gazze’de hayat bitti raporlarını görmemiz mümkün. Siyonist işgal bu yıl Mescid’i Aksa baskınlarını geçen yıla göre 5 kat arttırdı. Küdüs’te 16 bin 252 işgal karakolu hükmündeki yeni yerleşimci evi yapıyor. Yine Kudüs’te Filistinlilere ait 555 ev ve işyerinin yıkılması için girişimlere başladılar” dedi.

Büyük İsrail için adım attı.

Erbakan Vakfı Genel Başkanı Fatih Erbakan ise, “Siyonist kovboyu Trump’un Nükleer anlaşmayı iptal etmesi sırada İran ve Türkiye’nin olduğunu gösteriyor. Bu adımlar Büyük İsrail yolunda atılan adımlardır. Dünya siyonizmi inancının gereğini 5 bin seneden beri ortaya koyuyor. İstediğiniz kadar kınayın, lanetleyin onlar zulümlerine devam edecektir. Müslüman ülkelerin yöneticileri ise 1948’den beri toplantı yapıyorlar, bildiri yayınlayıp dağılıyorlar. Bildiride 1967 sınırlarına riayet edilsin deniyor. Biz bu böleyi 70 senedir kana bulamayan çıban başının buradan en kısa zamanda kaldırılıp atılması gerekiyor. Amerika o çok sevdiği terörist İsraili o kadar seviyorsa kendi memleketine yerleştirsin.

ABD ve İsrail’e karşı eylem zamanı

Fatih Erbakan sözlerini şöyle sürdürdü, “Çözüm bunları bu bölgeden söküp atmaktır. 150 ülke kınama kararı verse de biz kınıyoruz onlar adım adım hedefe yürüyor. Siz ne kadar sözlü yazılı olarak kınasanızda İsrail’in kuruluşunun 70. Yıldönümünde kudüste büyükelçiliklerini açtılar. Doğu Kudüs Filistinin başkenti dediler, Batı kudüs ne olacak. Siz Kudüs’ün yarısını kendi elinizle Siyonistlere teslim ettiniz. Ne hakla yarısı Müslümanların yarısı Siyonistlerin olacakmış. Kudüs doğusu ile batısı ile sadece ve sadece islamındır. Bana ne Amerika’dan Siyonizme karşı kana kan, dişe diş politikasıyla mücadele etti. Siyonizm karşısında laf değil icraat konuşmalı.”

Erbakan’a göre yaptırımlar

Fatih Erbakan Türkiye ve İslam alemi yöneticilerinden İsrail’e karşı şu yaptırımların yapılması gerektiğini belirtti, “Bugün bizim yapmamız gereken Türkiye olarak Tel Aviv Büyükelçiliğimizi geri çağırmalıyız, İsrail ile ilişkileri kesmemiz lazım, İslam alemi ilişkileri kesmelidir. İsrail’e Yumurtalık üzerinden ulaştırılan Kerkük petrolü kesilmelidir. İncirlik Üssü kapatılmalıdır. Amerika’nın terörist israili İran’ın füze saldırılarına karşı korumak için Malatya kürecikte kurduğu füze üssünü kapatmak gerekir. 57 müslüman ülkenin, petrol, doğalgaz, uranyum ve bor madenlerini İsrail ve AbD’ye satışını durdurmaları gerekir. Müslüman ülkelerin hava sahaları, limanları ve üslerini kapatmaları gerekir. Tüm ABD ve İsrail mallarının ithalatını resmi olarak yasaklamaları gerekir. ABD ve İsrail Firmalarının devletle yaptığı kontratlar iptal edilmelidir. Suudi Arabistan’ın ABD ile 110 milyarlık silah alım anlaşması bunlardan biridir.

ABD’deki 2 trilyon çekilsin

ABD’nin bütün askeri üslerinin kapatılması gerekir. Bu büyük israili kurma ve koruma üslerinin Müslüman ülkelerde işi yoktur. Bunlara acilen kilit vurulmalıdır. ABD bankalarında bulunan 2 trilyon dolar nakit mevduatının ABD ekonomisinden çekilmesi gerekmektedir. Bu adımlar atılırsa o zaman ABD de Siyonizmde, İsrail de dünyanın kaç bucak olduğunu anlarlar. Bunlar olmazsa istediğiniz kadar kınayın bir faydası yoktur. Müslümanlar yöneticilerinden somut adım atmasını bekliyor.

Kudüs’ün ve mescidi aksanın bu noktaya gelmesi Osmanlı devletinin yıkılması ile gerçekleşti. Osmanlının yıkılması bugün Mescid-i aksanın bu hale gelmesinin sebebidir. Bugün Kudüs’ün kurtuluşu Türkiye ve Türkiye’nin öncülüğünde kurulacak İslam birliğine bağlıdır.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.