Çeşme’de KESK çağrısıyla iş bırakma

KESK’in çağrısıyla tüm Türkiye’de olduğu gibi Çeşme’de de kamu emekçileri, 14 Ocak Çarşamba günü iş bırakarak Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Eylemde artan hayat pahalılığı, düşük maaş artışları ve güvencesiz çalışma koşullarına dikkat çekildi.

Cumhuriyet Meydanı’nda ortak açıklama

Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasına Eğitim-Sen Çeşme Temsilciliği, Tüm Bel-Sen Çeşme Temsilciliği ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Çeşme Temsilciliği üyesi kamu emekçileri katıldı. DİSK Dev-Emekli-Sen Çeşme Temsilciliği üyeleri de eyleme destek verdi.

Başkanlar kürsüde yer aldı

Açıklama sırasında SES Çeşme Temsilciliği Başkanı Mazlum Durgut ile Eğitim-Sen Çeşme Temsilciliği Başkanı Gülay Canbek kürsüde yer aldı. Ortak basın açıklamasını ise Tüm Bel-Sen Çeşme Temsilciliği Başkanı Volkan Burçak okudu.

“Geçinemiyoruz” vurgusu

Basın açıklamasında kamu emekçilerinin uzun süredir yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekilerek, maaş artışlarının gerçek enflasyonun çok altında kaldığı ifade edildi. TÜİK verilerinin hayat pahalılığını yansıtmadığı savunulurken, gıda, kira, ulaşım, eğitim ve sağlık alanlarındaki fiyat artışlarının alım gücünü ciddi biçimde düşürdüğü belirtildi.

Kira ve vergi yükü eleştirisi

Açıklamada özellikle kira artışlarının kamu emekçileri üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekildi. Maaşlara yapılan artışların büyük bölümünün kira giderleriyle eridiği, kalan kısmın ise adaletsiz gelir vergisi dilimleri nedeniyle kesildiği ifade edildi.

Toplu sözleşme sürecine tepki

Toplu sözleşme süreçlerine de değinilen açıklamada, kamu emekçilerinin taleplerinin masada karşılık bulmadığı öne sürüldü. Hakem Kurulu’nun tarafsız davranmadığı savunularak, iktidar ve yandaş sendikaların sürece dair sorumluluğu olduğu belirtildi.

Alım gücü geriledi

Geçmiş yıllarla bugünkü ekonomik koşulların karşılaştırıldığı açıklamada, memur ve emeklilerin alım gücünün ciddi biçimde düştüğü ifade edildi. Çeyrek altın, kira ve emekli ikramiyesi üzerinden verilen örneklerle, temel ihtiyaçların karşılanmasının giderek zorlaştığı vurgulandı. En düşük memur emeklisi aylığının açlık sınırının altına düştüğü kaydedildi.

“Sorun kaynak değil, tercih”

Basın açıklamasında ülkede bir kaynak sorunu olmadığı, asıl meselenin kaynakların kimler için kullanıldığı olduğu ifade edildi. Faiz ödemeleri, teşvikler ve savunma harcamalarına ayrılan paylar eleştirilirken, sosyal politikalar için ayrılan kaynakların yetersiz kaldığı dile getirildi.

Kamu emekçilerinin talepleri

Açıklamada kamu emekçilerinin talepleri şu başlıklar altında sıralandı:

Ocak ayından itibaren maaşlara ek yüzde 20 artış yapılması

İlave seyyanen ödemenin taban maaşa yansıtılması

3600 ek gösterge sözünün yerine getirilmesi

Mülakat uygulamasının kaldırılması

Grevli toplu sözleşme hakkının önündeki engellerin kaldırılması

En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması

Kira, kreş ve yol desteği sağlanması

Örgütlü mücadele çağrısı

Açıklamanın sonunda kamu emekçileri, işçiler, emekliler, gençler ve kadınlar örgütlü mücadeleye çağrıldı. “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganının atıldığı eylem, halaylarla sona erdi.